Trabzon Türk Ocağı Resmi Sayfası ...... .................. Trabzon Türk Ocağı Resmi Sayfası

Increase font size  Decrease font size  Default font size  Skip to content
Trabzon Türk Ocağı İnternet Sayfasına Hoş Geldiniz
Anasayfa
KIBRIS'TA ÇÖZÜM ZAMANI!! PDF Yazdır E-posta
Yazar Mehmet Bilgin   
Tuesday, 13 May 2008

Annan Planından sonra düğmeye basılmış gibi aniden iki hareket ivme kazandı. Birisi doğrudan doğruya Denktaş’ın şahsına yönelik saldırılar, diğeri ise bu planın acilen imzalanması gerektiğine yönelik yayınlar.

Denktaş büyük bir dava adamı ve iyi bir müzakereci. Doğrusunu isterseniz, yıllardır verdiği mücadelede O’nu izlerken, kazandığı tecrübeler ve bilgeleşen kişiliği ile keşke Kıbrıs’ın değil de Türkiye’nin davasını sırtlasaydı diye düşündüğüm anlar olmuştur. Ama Annan planının bir parçası olarak ortalık birden bire toz duman. Denktaş’ın şahsına her yönden saldırılar akla hayale gelmez boyutlara çıkıyor ve hiçbir sınır tanımıyor. Büyük harflerle O’nun HAİN olduğunu yazanlar meydanlarda pervasızca cirit atıyor. Hakkında yazılan hakaret dolu cümleleri arka arkaya sıralasam mideniz bulanır. Kıbrıs’taki muhaliflerinden çok Türkiye’de Denktaş’a ne kadar kin biriktirenler varmış diye düşünmeden edemiyorsunuz


.

Denktaş bir dava adamı. Hayatı mücadele ile geçmiş. Davası için ölümü bile göze almış. Birçok kez de ölümle yüz yüze gelmiş. Kıbrıs’taki Türk toplumunun önderi olarak Adaya girmesinin yasaklandığı ve Rumların Türklerin üzerine çullandığı günlerde bunların olacağı şeytanın bile aklına gelmezdi.

Bu günlerde sırtına saplanan hançerlerin verdiği acının, 1964 de Kıbrısa çıkarken yakalandığı zaman Rumların ona yaptığı eziyetlerin acısını çoktan unutturduğuna eminim.

Son görüntülerini televizyonda seyrederken yüz ifadesinden ve sözlerinden Annan planı ile birlikte ortadan kaldırılma teşebbüsünden çok Türkiye’de seçim kazanmış ve iktidar olmuş parti liderinin saldırılarından hayrete düştüğü anlaşılıyor. Güngörmüş dava adamının tepkileri sadece bu konuda hissî.

Annan Planında başlangıç olarak planın kabul edildiğine dair bir belgeyi imzalayıp, içeriğinin sonradan tartışılmasına yönelik bir durum var. Bunun diplomasi kurallarında yeri ne? Bunu tartışacak değilim. Konuyla ilgili son gelişmelere bir göz attığımız zaman bunun pek de önemli olmadığını anlarsınız.

 70’lerden bu yana Türkiye’ye yönelik operasyonlarda kesintisiz yer aldığını gördüğümüz şimdilerde gazeteci kimlikli kişi konu ile ilgili hazırladığı ilk programda işi; “planda %1,5-2 toprak tavizi isteniyor. Bunu verip hemen çözelim” seviyesine indirdikten sonra “Kıbrıs konusu Dişişleri Bakanlığının Kıbrıs Masasına bırakılmayacak kadar önemli bir konudur. ” vecizesini(!) de programına sürekli katılan iki emekli dışişleri mensubuna da onaylatıyordu.

Mesleği müzakere sanatı olan ve bu sanatı iyi kullandıkları ölçüde kariyer yapması gereken diplomat beylerden biri bu vecizenin ardından belki de meslek hayatındaki en büyük kariyerini yaparak bu belgenin müzakere yapmadan hemen imzalanması gerektiğini sıkılmadan söyleyiveriyor.

Planın acil imzalanması gerektiğini sesleri her taraftan yükselirken, planın bir parçası olan kampanyanın ikinci ayağının da başladığı anlaşılıyordu. Birkaç ay önce Avrupa Birliği ile ilgili olarak yaratılan “Treni kaçırmayalım” sahnesi ile “Kıbrısı hemen çözelim” sahnesindeki her şey aynı idi. Gerçi ortada tren falan olmadığını o gün sun’i bir hava yaratılarak Türkiyeyi diz üstü ve boynu bükük bir vaziyette tutmaya yönelik bir oyunun sürdürüldüğünü bu gün anlamayan kaldı mı bilmem ama aynı şey “Kıbrıs” denilerek bir kez daha tekrarlanıyordu.

Kıbrıs davası milli bir dava. Türkiye için stratejik önemi var. Milli güçlerin bu konudaki tavrı ne olmalı diye düşünüyoruz. Şöyle bir sahne düşünün: Kıbrıs batının istediği gibi çözülmüş. Sıra Ege’ye gelmiş. Basın aynı basın. Yanına eski ve yeni diplomatları almış bastırıyor. Acele edelim verelim. Meydanlarda büyük mitingler düzenleniyor. Çözüm istiyoruz verelim. Bu arada Eski Cumhurbaşkanı Kenan Evren de ortaya çıkmış “Netekim ben Ege Ordu Komutanı iken oraları bilirim. Verelim. ” diyor. İktidar Partisinin lideri ve danışmanlarının devletin 40 yıllık politikasından farklı düşündüğü malum. Şimdilik dillendirilmiyor ama Ege’den sonra sıra Ermeni meselesine gelecek diye düşünüyorsunuz. Tavrınız ne olabilir?

Siz bunu düşünedurun ama birilerinin Kıbrıs’ta fena halde çözümü gelmiş ve ” Denktaş çabuuk. . !!” diye bastırıyorlar. Denktaş ise ölümün pençesinden yeni kurtulmuş “ bu sizin çözümünüz ise altını siz imzalayın” diyerek açık ve dürüst bir politikacı tablosu çiziyor. Yine de bir karışıklık var. Ne olduğunu tam anlayabilmek için bir iki ay öncesine bakmak gerek:

Türkiye’de seçimler yapılmış. Seçimlerin galibi ve iktidar partisinin lideri Yunanistan’a giderek Simitis’le başbaşa görüşmüştü. Bu tür görüşmelerin seçimden önce de yapıldığını ve bir mutabakat sağlandığını söyleyenler azarlanarak susturuldu. Görüşmelere dışişlerinden kimsenin katılmamasının üzerinde de durulmadı. Ama bu gün anlıyoruz ki iktidar partisi liderinin dış odaklarla sağlanan bir mutabakatı var. Türk halkına bir şey söylenmiyor. Daha doğrusu yalan söyleniyor. Ama Devlet adamı Simitis olan biteni kendi halkına bir cümlede açıklayıverdi. ”İlk defa karşımızda Attila yok. ”

Anlayan anlamıştı. Anlamayana ise seçimi kazanan partinin lideri geçenlerde Rize’de ”Bizim Kıbrıs konusundaki görüşümüz kırk yıllık devlet politikasından farklı”diyerek bir kez daha açıkladı.

Sizin Kıbrıs politikanız ne içeriyor? Ne kadar farklı? diye ayrıntı sormayın. Bunlar önemli meseleler. Bilmeniz gerekseydi elbette size de söylenirdi. İktidar partisinin lideri ve danışmanlarının “40 yıllık politikamız çözümsüzlüğe dayanıyor. Siyaset çözüm sanatıdır. Biz çözeceğiz “ şeklinde özetlenebilecek görüşlerinin sadece Kıbrısla ilgili olmayıp Ege’yi, Ermeni sorunu ve diğerlerini de kapsadığını bilerek zamanı geldikçe karşılaşacağınız başka açılımlar için şimdiden hazır olun. Çözüm denilen şeyin ne içerdiğini siz bilmiyorsunuz ama Simitis biliyor. Bu da yeter!!. .

Son Güncelleme ( Monday, 23 June 2008 )
 
< Önceki   Sonraki >
Copyright © 2010 Trabzon Türk Ocağı Resmi Sayfası.  Tasarım: ifteri.com . Our site is valid CSS Our site is valid XHTML 1.0 Transitional