Trabzon Türk Ocağı Resmi Sayfası ...... .................. Trabzon Türk Ocağı Resmi Sayfası

Increase font size  Decrease font size  Default font size  Skip to content
Trabzon Türk Ocağı İnternet Sayfasına Hoş Geldiniz
Anasayfa arrow Tarih-Dil - Edebiyat Sempozyumu Dil Kİtabı arrow TRABZON YÖRESİ TÜRKÜLERİNİN YAPI, KONU VE EZGİLERİNE GÖRE DEĞERLENDİRİLMESİ
TRABZON YÖRESİ TÜRKÜLERİNİN YAPI, KONU VE EZGİLERİNE GÖRE DEĞERLENDİRİLMESİ PDF Yazdır E-posta
Yazar Doğan KAYA   
Wednesday, 30 January 2008

Türkü yakıcıları veya âşıklar tarafından ortaya türküler, kişilerin duygu ve düşünce dünyasının, inancının, durumunun heyecan ve arzularının ürünleridir. Doğuşları önemli olduğu kadar, yaşamları da önemlidir. Yüzyıllar ötesinden ver­diği mesajlarla bir bakıma geçmişle aramızda köprü kurma fonksiyonunu da icra ederler. Yaşama güçleri ezgilerine, teknik yapılarına ve muhtevalarındaki anla­tımlara bağlıdır. Bir başka deyişle, sözlü ürünün günümüze kadar gelebilmesi için, eserdeki sözlerin kuvvetli, bunu ortaya koyanın olayı ve durumu ele alış tarzında tasvirlerde, benzetmelerde ve söz oyunlarında başarılı olması gerekir. Bunun yanında söylenen ezgi, kalbin derinliklerinde etki bırakacak tarzda olmalı ve eldeki metni beğenip nesilden nesile ulaştıracak tabii bir çevre bulunmalıdır. Gerçekten de söz, metni ortaya koyan sanatçı, musiki ve dinleyici çevre gibi fak­törlerinin var oluşu, kuvvetli veya zayıf oluşu yöredeki türkü geleneğinin gücünü de belirler. Meseleye bu açıdan bakarsak, Trabzon’da türkü geleneğinin bütün canlılığıyla var olduğunu söyleyebiliriz.

Pek çok alanda olduğu gibi, türkü alanında da zengin ve renkli cephesiyle dikkati çeken Trabzon yöresini türküler cephesiyle incelemeyi kayda değer gör­dük ve bu çalışmayı gerçekleştirdik. Çalışmamızda hareket noktamız, TRT Reper­tuarındaki türküler oldu. Repertuarda Trabzon’a ait 62 türkü metni ve notası yer almaktadır.

Repertuardaki türkülerin Trabzon’daki yörelere göre dağılımı şöyledir. Mer­kez: 34, Maçka: 15, Beşikdüzü: 5, Akçaabat: 4, Vakfıkebir: 2, Sürmene: 1, Tonya: 1 türkü. Türkülerin derlenmesinde ve notaya alınmasında pek çok kişinin emeği geçmiştir. Bunlardan başta Muzaffer Sarısözen olmak üzere Ahmet Ya­macı, Yücel Paşmakçı, Cemile Cevher, Erkan Sürmen, Volkan Konak, Kasım Gürsoy, Hüseyin Dilaver, Ateş Köyoğlu ve İbrahim Can gibi isimler repertuara birden fazla türkü kazandırarak kültürümüze büyük bir hizmette bulunmuşlar­dır. Kendilerini minnetle anmak isterim.

Türküler anonim halk şiiri içinde yapılarına, konularına ve ezgilerine göre olmak üzere üç cephede ele alınmıştır. Bizim de Trabzon türkülerine yaklaşımı­mız bu tarzda olacaktır.

 

I. YAPILARINA GÖRE TÜRKÜLER

 

Bilindiği gibi türküler, bentler halinde vücuda getirilirler. Ölçü olarak da yedi, sekiz ve on bir hece ile söylenirler. On dört, on beş ve on altı heceli olanları varsa da azdır. Bu bakımdan Trabzon türkülerini, yapılarına göre incelerken, bentlerine ve hecelerine göre olmak üzere iki cephede ele alacağız.

 

A. Bentlerine göre türküler

 

Anadolu’nun pek çok yerinde türküler ikilik, üçlük ve dörtlüklerden oluşan bentlerle vücuda getirilir. Ancak, Trabzon türkülerinde dikkati çeken taraf ta­mamının dörtlüklerle söylenmesidir. Bunların çoğunluğu, müstakil şiirler olarak addettiğimiz manilerden bir kısmı da koşma tarzında ortaya konulmuş manzu­melerden oluşur. Bazı türkülere getirilen (canım can da gel gel aman), (ey aman aman aman yarim aman aman), (ey amman ey), (of of), (oy), (vay vay sürmelim vay) gibi nidalar veya bazı nakarat sözler bendin yapısını bozacak hüviyette de­ğildir. Bu nidalar mısraların başında, sonlarında, aralarında veya bentlerin so­nunda yer alırlar. Onlar da kendi aralarında çeşitlilik gösterirler. Bu çerçevede türküleri şöyle gruplandırabiliriz:

 

1. Bentleri mani olan türküler

Trabzon yöresi ülkemizde, atma türküleriyle meşhur bir yöredir. Atma tür­küler, abcb tarzında kafiye sistemine sahip manilerden oluşur. Yedi hecelidirler. Kafiye sisteminin bu şekilde olmasının sebebi ise, 1. ve 2. mısranın bir kişi, 3. ve 4. mısranın da başka bir kişinin söylenmesine dayanır. 2. ve 4. mısraların aynı kafiyeye de olması esastır. Her ne kadar ifade ettiğimiz şekilde yani abcb kafiye düzenindeki manilerle oluşturulan türküler çoğunlukta ise de Trabzon türküle­rinde, maninin klasik kafiye düzenine yani aaba tarzına sahip manilerle de söy­lenmiş bentlere rastlamamız da mümkündür.

Bentleri mani olan türkülerin çoğunda bağlantı yoktur. Bir kısmı da bağlan­tılarla vücuda getirilmiştir. Aralarındaki farkı şöyle izah edebiliriz:

 

a. Sadece manilerden oluşan türküler

Manilerin art arda getirilmesiyle oluşturulmuş türkülerdir. Yukarıda belirtti­ğimiz gibi çoğunluğu; abcb, bir kısmı da aaba kafiye düzenindedirler. İçlerinde düzensiz kafiye sistemine sahip olanları çok azdır. Bentlerden birisi sekiz (No. 2599), diğerlerinin tamamı yedi hecelidir.

 

b. Bentlere bağlantı getirilen türküler

İncelediğimiz türkülerin on bir tanesi bu tarzda söylenmiştir. Bu türkülerde bentler mani olmakla beraber bağlantılar da yine manidir Sadece bir türküde bağlantı olarak mani değil de iki mısra getirilmiştir (No. 382).

c. Karşılıklı türküler

Bunlara atma türkü ya da atışma türküler de denilir. Trabzon’da bir kişinin karşısındaki kişi veya kişilere türkü söylemesine türkü atma, bunu söyleyene türkücü, karşılıklı türkü söylemeye atışma, hitap veya telmih şeklinde olup karşı­lık beklenmeyen türkülere de takma türkü denir.[1]

Doğu Karadeniz Bölgesi’nde karşımıza çıkan ve yörelere göre kesme türkü, karşı-beri, karşılama ve kovalama gibi adlarla da bilinen atma türküler özellikle düğün, yedi (düğün ertesi), ternek (yayla eğlenceleri), bayramlar, şenlikler, ime­celer veya uzun yayla yolculukları sırasında söylenirler.[2] İki grup veya iki kişi tarafından ortaya konulur. Önce yedi heceli manzum söz söyler. Bu manzum parça, genellikle iki mısra olmakla beraber, üçlük, dörtlük hatta bent şeklinde de olabilir. Karşı taraf, ilk şekle uygun tarzda cevap vermek zorundadır. Şairlerden biri cevapsız kalıncaya kadar türküye devam edilir. Cevap veremeyen tutulmuş (mat olmuş) sayılır. Karşılaşma çok uzun sürer ayakta daralma olursa, buna “Türkü çıkmaz yola düştü.” Denir.[3] Bu durumda şairlerden birisi ayağı değiştirir, türküye devam edilir.

Atma türküler yapılarına göre iki, üç, dört mısralık ve diyalog şeklinde ol­mak üzere dörde ayrılır. Elimizdeki iki Trabzon türküsü ise, 7 heceli maniler şeklindedir (No. 71, 2598). Maniler kız ve erkeğin karşılıklı birer mani söyleme esasına dayanmıştır.

 

2. Bentlere bağlantı getirilen türküler

TRT Repertuarında kayıtlı türkülerden pek çoğu üçlüklere iki mısradan olu­şan bağlantı sözlerinin getirilmesiyle vücut bulmuştur. Trabzon türkülerinin içinde üç tanesi söylediğimiz tarzdadır (No. 1019, 1154, 2814) Bunları kafiye düzeni aaa-bb, ccc-bb, ddd-bb şeklindedir.

 

3. Koşma tipinde söylenmiş türküler

Türkülerin bir kısmı koşma tipi şiirlerden oluşur. Bunların büyük çoğunluğu âşıklar tarafından ortaya konulmuştur. Nitekim iki türküde Kerem (No. 984) ve Sefil Emrah (No. 2783) mahlasları türkünün bünyesinde muhafaza edilmiştir.

Bu tip şiirler genellikle -ilk dörtlüğün kafiye düzeni farklı tarzda olmakla be­raber- abab, cccb, dddb şeklinde kafiyelenirler.

Elimizde bu tarzda söylenmiş altı türkü bulunmaktadır (No. 140, 304, 984, 1025, 2769, 2783). Herhangi bir bağlantı almamışlardır. Ancak birkaçında ikinci mısra ve dördüncü mısralarda yukarıda işaret ettiğimiz nida sözleri getirilmiştir.

 

B. Hecelerine göre türküler

 

Trabzon yöresi türkülerinin tamamı millî veznimiz olan hece vezni ile söy­lenmiştir. Bunlar da yedi, sekiz ve on bir heceli örneklerdir.

 

1. Bentleri yedi hece olan türküler

Genellikle Karadeniz yöresi türkülerinin bilhassa Trabzon türkülerinin ma­nilere dayandığı bir gerçektir. Repertuardaki 62 türkü içinde 53’ünün manilerle vücuda getirildiğini söylersek, konuyu daha iyi vurgulamış oluruz. Maniler, yu­karıda da işaret ettiğimiz gibi daha ziyade abcb tarzında ve on bir heceli şekiller­dir.

 

2. Bentleri sekiz hece olan türküler

Anonim halk şiirinin önemli bir cephesini oluşturan manilerin bir kısmı sekiz hecelidir. Sekiz heceli maniler daha ziyade Ramazan ve Seymen manilerinde karşımıza çıkar. Bu yörenin türkülerinden yedi hecenin dışında bir tane de sekiz hece esasına dayalı mani tarzında söylenmiş türkü bulunmaktadır. Bu da reper­tuarda İşte Geldim Ekim Büküm (Ramazan Manileri) adıyla geçmektedir (No. 2599).

 

3. Bentleri on bir hece olan türküler

İncelemelerimiz sırasında gördük ki, Trabzon yöresi türkülerinde hakim olan ölçü, yedi hecedir. Nadiren de olsa on bir hece ile söylenmiş şekiller de vardır. Bu da yörede âşık tarzı şiir geleneğinin pek yaygın olmadığını göstermek­tedir.

 

II. KONULARINA GÖRE TÜRKÜLER

 

Türküler genel olarak konularına göre çok çeşitlilik gösterirler. Bunlar hak­kında ayrıntılı bilgiyi bir başka çalışmamda verdiğimden burada tekrarlamak istemiyorum.[4] Burada üzerinde durmak istediğim husus doğrudan doğruya Trab­zon türkülerinde hangi konuların işlendiğidir.

Görebildiğimiz türküler içinde, aşk-sevda, gurbet, dert-acı, hasret, savaş ve balıkçılık gibi konuların işlendiğini müşahede ettik. Ancak şurasını söylemeliyim ki, 62 türkünün içinde 57’si aşk konulu, diğer beş şiirin her biri bir konudadır. İnceleyemediğim diğer türküler de bu çalışmaya dahil edilse dahi bu orantının değişeceğini pek sanmıyorum. Gerçi bütün yurt baz alındığında da aşk türküleri­nin en fazla oranda söylendiği bir gerçek olarak karşımıza çıkar. Ne var ki, bu türküler içinde tören, meslek, askerlik, eşkıya, mizahî, yergi, ölüm, seferberlik türküleri gibi daha pek çok konuda söylenmiş türkülerin de olduğu ve bunların küçümsenmeyecek bir oranda olduğu görülecektir. Bu derece ezici bir oranda aşk türkülerin çok oluşu oldukça dikkat çekicidir. Acaba, aşk konusunun bu de­rece yoğunlukta işlenmesinin sebebi nedir? Bu, bize göre yöre insanının başta sosyolojik ve biyolojik özellikleri olmak üzere birkaç cepheden incelendikten sonra aydınlığa kavuşturulabilir.

 

III. EZGİLERİNE GÖRE TÜRKÜLER

 

Türkülerin hangi yöreye ait olduğu -her ne kadar söyleyenleri önemli ise de- ezgilerinden anlaşılır. Az-çok bu alana ilgi duyan her insan, il bazında olmasa bile, hangi türkünün hangi yöreye ait olduğunu aşağı yukarı tahmin eder. Mese­leye türkülerin ezgisi açısından baktığımızda, Anadolu’nun diğer yörelerinde olduğu gibi Trabzon yöresi türkülerinin de kendisine has bir tavrının olduğunu görürüz.

Trabzon yöresi türkülerinin iki belirgin cephesi vardır. Birincisi; oldukça ha­reketli parçalardan oluşmaları, diğeri de buna bağlı olarak birçoğunun türküdeki mısraların bıçakla kesmiş gibi aniden yarıda kesilmesidir.

İnceleyebildiğimiz 62 türkünün usulleri ve sayılarının dağılımı  şu şekilde­dir: 2/4’lük 8, 4/4’lük 20, 5/8’lik 6, 7/8’lik 15, 7/16’lık 1, 9/8’lik 2, 9/16’lık 2, 10/8’lik 6, 12/8 ve 9/8 şekilde iki usulde 1 türkü bulunmaktadır.

Ritmi oldukça yüksek olan bu türkülerde heceler vurgulu ve coşkulu olarak terennüm edilirler. Kemençe eşliğinde adeta soluk almamacasına art arda getiri­len sözler neredeyse söyleyenlerin nefesini tıkayacak gibi olur. Sözgelişi, Ayna Ayna Ellere (400), Çayeli’nden O Yani (2441), Kuko Daldan Aşağı (3126), Kapı­sının Önünde Yeşiller Pazilari (3128) gibi türkülerde karşımıza çıkan bu durum, coşkun ve baş edilemeyen hızlı Karadeniz dalgalarının yalçın kayalıklara çarpıp hızının kesilerek karara varmasını hatırlatmaktadır.

Kemençe eşliğinde çalınıp söylenilen türkülere, Karadenizliler, el ele kenet­lenip horon tutarak eşlik ederler. Horon tutanlar da tıpkı su birikintilerine bon­cuk boncuk, kıpır kıpır düşen yağmur damlaları gibi enerjik, hareketli ve ahenk­lidir. Bu estetik yapının ortaya çıkmasında elbette ki türkülerin ve bir o kadar da Karadeniz halkının karakteristik vasfının ezgi ve oyunla bütünleşmesinin rolü büyüktür.

 

Sonuç

Bütün bu bilgilerden sonra, Trabzon türkülerinin özelliklerini şu başlıklar al­tında toplayabiliriz:

1. Çoğunluğu manilerle bir kısmı da koşma tarzı olmak üzere dörtlükler ha­linde söylenmiştir. Ancak bazılarına iki mısralık yahut da doğrudan doğruya bir mani bağlantı olarak getirilmiştir.

2. Bazıları karşılıklı atma türkü ya da atışma türkü dediğimiz tarzda ortaya konulmuştur.

3. Mısraların başında, sonlarında, aralarında veya bentlerin sonunda (canım can da gel gel aman), (ey aman aman aman yarim aman aman), (ey amman ey), (of of), (oy), (vay vay sürmelim vay) gibi nidalara yer verilmiştir ve bunlar ben­din yapısını bozacak hüviyette değildir.

4. Her ne kadar söyleyenleri belli değilse de bazılarında Kerem ve Sefil Em­rah gibi mahlaslara rastlanılmaktadır.

5. Vezin olarak yedi, sekiz ve on bir hece ile söylenmişlerdir. Yedi ve sekiz heceliler manidir. Az sayıda olan on bir heceliler ise genellikle koşma tarzında söylenmiş türkülerdir.

6. Aşk-sevda, gurbet, dert-acı, hasret, savaş ve balıkçılık konularında söy­lenmiş olmakla beraber büyük çoğunluğu aşk konuludur.

7. Ezgi itibariyle ritmi oldukça yüksek, hareketli ve çoğunlu 7 zamanlıdır.



[1]      Süleyman Şenel, Trabzon Bölgesi Halk Musikisine Giriş, İst., 1994, s.157-158.

[2]      Turgut Günay, Doğu Karadeniz Bölgesinde Atma Türkü Geleneği, I. UTFKB, C. II, Ankara 1976, s.73.

[3]      Süleyman Kazmaz, Rize Halk Şairleri, Ankara 1976, s.17.

[4]      Süleyman Kazmaz, Rize Halk Şairleri, Ankara 1976, s.17.

Son Güncelleme ( Thursday, 28 February 2008 )
 
< Önceki   Sonraki >
Copyright © 2009 Trabzon Türk Ocağı Resmi Sayfası.  Tasarım: ifteri.com . Our site is valid CSS Our site is valid XHTML 1.0 Transitional