| Sürmene Ve Çevresinde Söylenen Atma Türkü- Maniler |
| Yazar Necip SARAÇOĞLU* | |
| Wednesday, 30 January 2008 | |
|
1978 yılında, son sınıfı okuduğumuz Fatih Eğitim Enstitüsü’nde hocamızın bizden bir isteği olmuştu: ”Genç öğretmen arkadaşlarım, kuralarınızı çekip gideceğiniz yer ister köy, kasaba, kaza veya şehir olsun o yörenin folklorunu araştırın. Öğrencilerinize Şubat tatillerinde ödev verin. O yöredeki yaşlı kişilerle sohbet edin, o yöreyle ilgili maniler, türküler, ağıtlar, ninniler, alkışlar, kargışlar, bilmeceler, hikayeler, masallar, efsaneler, düğün, kına gecesi, nikah törenleri ve bu gecelerde söylenen türküler, maniler, hasat zamanı ve erkeklerin askere giderken söyledikleri türküler, yapılan adetler, yemekler, fıkralar....... hakkındaki sesleri banda kaydedin veya bunları not edin. Onları tekrar derleyerek inceleyip, o yörenin ağız yapısını bozmadan yazın. Çok zengin folklorumuze katkıda bulunun. Bu çalışmalarınızı kitap haline getirirseniz, üzerinize düşen görevi yapmış olursunuz, hem de Türk folkloruna bir eser kazandırmış olursunuz.” Kıymetli hocamızın bu sözünü hiç unutmadım. Ankara, Zübeyde Hanım Kız Meslek Lisesi’nde kur’a çektiğimizde 3 arkadaşa Trabzon çıkmıştı. Depo tayini olarak Trabzon ilinin Milli Eğitim Müdürlüğü tarafından Sürmene - Aksu Ortaokuluna tayin edildim. Tek öğretmen olarak bütün derslere ben giriyordum. Eski, yıkılmaya yüz tutmuş bir okuldu. Üst katı ilkokul idi. Beş sınıfı, öğretmenleri ve müdürü vardı. Yokluk ve sıkıntılı günlerden sonra okulu yeniden , gelen öğretmenlerle eğitim-öğretim yapılacak bir hale getirdik. Şimdi ise aldığım bilgilere göre, bilgisayarla donatılmış, modern bir okuldur. Okulun bahçesinde teneffüste öğrencilerin kız- erkek atma türkü söylediklerine şahit oldum. Hemen, değerli hocamızın sözü aklıma geldi. Şubat tatiline girmeden önce, öğrencilere daha önce yazdığım konularda ödevler verdim. Çocuklar yarı yıl tatilinde ödevlerini yapıp getirdiler. Bunları ben konularına göre ayrı ayrı tasnif ederek, yöre ağzına sadık kalarak tekrar yazdım. İlçe Halk Eğitim Müdürlüğünde görevli , değerli arkadaşımız Ali Bulut Bey’e verip gözden geçirmesini rica ettim. Yardımlarını esirgemeyen Ali Bey’e teşekkür etmeyi bir borç bilirim. Bu manileri konularına göre sevdalık manileri, yayla manileri, kemençe ile ilgili maniler, hamsiyle, horonla, ayrılıkla, gurbetle, askerlikle, öğretmenlikle ilgili maniler ....başlıkları altında topladım. Atma türküler altmış tane, maniler ise yedi yüzün üstündedir. Şimdi “Atma Türkü’’ nedir? Özellikleri nelerdir? Nasıl doğmuştur? Bir kaç örnek vermek istiyorum. Atma Türkü, fındık toplarken; çay, tütün kırarken mısır hasadı yapılırken, düğünlerde yayla şenliklerinde, imece çalışmalarında, kız ve erkekler karşılıklı türkü yarışına girişirler. Buna atma türkü denir. Atma türkü geleneği şimdilerde unutulmaya yüz tutmuş gibidir. Ünlü türkücülerin çifte kemençe eşliğinde saatler boyunca atıştığını, yarıştığını çoğu kez yenişemeden ayrıldığını gören çok olmuştur. Mısır ırgatlarında ‘’Atma türkü’’geleneği kızlarla delikanlılar arasında uygulanır. Köy evlerinin’’aşama’’ denilen bölümleri çok yerde tahta bir bölme ile ikiye ayrılmıştır. Bu bölümlerin birinde delikanlılar, ötekinde kızlar ve kadınlar yer alır. Irgatlar bir yandan önlerine yığılan mısır koçanlarını ayıklarken bir yandan da karşılıklı türkü yarışına girişirler. Yarışma çoğu kez delikanlıların yenik düşmesiyle sonuçlanır. Bu kadına karşı duyulan saygının soylu bir ifadesidir. Atma türküler halk nükteciliğinin en seçkin örnekleri arasındadır. Bunlardan bir demet sunmakla “Atma türkü” duymamış kişilere örnek vermek, “Atma türkü’’ yarışmalarına tanık olmuş kişilerin de tatlı anılarını tazelemek istiyorum. ÖRNEKLERErkek:1- Erkek:9-Atma türkü atarum Aldım ince boncuklar Yüregunu yakarum Dikeceğum astara Eski çaruklarumi Sen bişe bilmeyisun Boğazuna takarum. Niye çiktun yarişa Kız:2- Kız:10- Ata vurdum yulari Agirda ifteriler At gitmiyi ileri Üstünde lağanalar İki türkü atmadan Geldi geçti karşıma Kuruttum o dilleri Bir çift salahanalar Erkek:3- Erkek:11- Ben türkü diye diye Ne durursun durursun Yoruldu çenelerum Durupta duşunursun Biraz da siz söyleyun O seyrek muncurlari E benum ninelerum As duvara kurusun Kız:4- Kız:12- Eneceğum çarşiya Karşida peteklerum Alacağum çarşiluk Çift oldu köpeklerum Demin türkü söyleyen Bağırma bağa köpek Şimdi versin karşiluk Ben yarumi beklerum Erkek:5- Erkek:13- Şu karşidan karşiya Karayemiş dibine Zincur asturacağum Bir kurşun atacağum Seslenma e kizcağız İnadum inat olsun Seni bastıracağum Seni basturacağum Kız:6- Erkek:14- Karadeniz üstüne Ayağundaki mesler Yunanli yalilari Yere değmeden sesler Sen bişe bilmeyisun Ali’nin kulakları Gitledin kapilari İkimizi de besler Erkek:7- Erkek:15- Oy sanduğum sanduğum Ne durursun karşımda Yeşil boya boyandun Gel sena berilere Demin türkü diyiken Senin gibileri çeker Şimdi niye dayandun Sararum ifterilere Kız:8- Ha bu evun içini Gel vuralum karişa Haçan türkü bilmezsun Niye çiktun karşıma Seksen... doksan tane derlediğim “atma türküler “den on beş tanesini örnek olsun alabildim.Şimdi “yayla manileri”nden örnekler vermeye çalışacağım. Ama öğretmenlik yaptığım ilk yıllarda “mani”ye o köyde türkü diyorlardı. Biliyoruz ki türküler de halk edebiyatı nazım türlerinden bir birine bağlı dört beş kıtadan meydana gelmiş, bir hikayesi olan, konusu genellikle aşk, hasret, gurbet, ayrılık, ölüm, tabiat güzellikleri olan Anonim Halk Edebiyatı ürünleridir. Mani ve koşma tipinde olurlar. Mani tipinde olanları bir çok manilerden meydana gelmiş gibidir. Dörtlük sayısı sınırlı değildir. Koşma tipinde olanlar koşmanın aynı veya biraz değişmiş şeklidir. Değişmiş olanlarda, dörtlüklere bir veya iki mısra daha eklenmiştir. Türkülerde son bir veya iki mısra baştan sona aynen tekrarlanır. Bu, terennüm kolaylığı sağlamak içindir.Türkü kendine mahsus bir ezgi ile söylenir. Kopuz, saz, bağlama, cura, kaval, kabak kemani....v.s.Mani ve koşma tipinde olan türkülerde vezin 7’li, 8’li ve 11’li olabilir. Halkımız başından geçen önemli sel ,yangın,deprem gibi afetler karşısında o acıya türkü söyler; buna “türkü yakmak” denir.Kızılırmak Türküsü, Yemen Türküsü, Çanakkale Türküsü,İstanbul Türküsü diye isim alırlar ve hepsinin bir hikayesi vardır. Mani de anonim halk edebiyatımızın bir nazım şekli ve türüdür. Esas itibariyle 4 mısralık bir kıtadan ibaretttir. 7’li hece vezniyle söylenir.1. ve 2. mısralar çok kere son iki mısranın kafiyesini, ahengini hazırlamak için söylenmiş doldurma mısralardır. Bunların kendilerinden sonra gelen iki mısra ile anlam ilgisi ya hiç yoktur veya çok zayıftır. Asıl söylenmek istenen son iki mısrada söylenir. Halkımız arasında mani söylemek bir gelenektir.Maniler; aşk, kıskançlık, tabiat ve ahlaki öğütler gibi temalarla işlenir.
Şimdi “YAYLA MANİ”lerinden örnekler verelim:
1- Oy yaylalar yaylalar Çimen bağladunuz mi? Geldum de gidiyirum Beni ağladunuz mu 2- Yaylanun çimeninde İşmar ettum gelmedi Mendilimlen el ettum Parmağumla göl ettum 3- Yaylanin çimeninePeri bağırır periKar yağdı da kapattıKonuştumuz yeri4- Yaylanın çimeninde Kel beklerum kuzi Kel otur konuşalum Seni Urumun kızi 5- Yaylaya gidiyirum Yayla yoli bumidur Onbeş kizun içunde En güzeli bu midur 6- Yaylanın çimenune Oyun oynarim oyun Findukçimisun yarim Hep boyle midur soyun 7- Yaylaya gidiyiken Buldum bakir parası Oğlan gelma peşume Yersin biçak yarasi 8- Yaylanın çümenleri Karalidur karali Gel biraz konuşalum Kirmızi entarili 9- Yaylanın çümeninde Oturdum serunlendüm Kizlar geçti yanumdan Az daha da delulendim
KEMENÇE İLE İLGİLİ MANİLER
1- 2- Oy kemençe kemençe Oy kemençe kemençe Çaldım seni dün gece Nerde idin dün gece Atar kirarum seni Atar kırarum seni Eğlencesin eğlence Eğlencesin eğlence 3- 7- Kemençenun elu var Kemençemun üstüne Yedi tane telu var Ufak ufak paralar Gaybana sevdaluğun Kızlar çıktı beş bine Kitaplarda yeru var. Ne yapsun fukaralar 4- 8- Kemençemun üstüne Oy kemençecu dayı Nardama kapakladum Soktun gözüme yayu Sevgilimin yanında Kör ettun gözlerumu Durmadan sabahladum Göremeyirum dünyayu. 5- 9- Kemençemun üstüne Ah kemençe kemençe de Yayı vururum yayı Zerdali dalimisun Kör ettin gözlerimi Bana derler sevdali da Göremedim dünyayı Benden sevdali misun? 6- 10- Kemençemun üstüne Bu kemençe ötmeyi de Vurur parmacuklarum Telindendur telinden Ne oldu sana e gız Baban senu vermese de Soldu yanacuklarun Kaç ananun evunden
HAMSİ İLE İLGİLİ MANİLER
1- 2- Hamsi o gurban göze Hamsi vurdu karaya Başın bakar denize Kilosu elli liraya Atarlar sana saçma Onu da aldi zengün Alurlar senu yuze Kalmadi fukaraya
HAMSİNİN TÜRKÜSÜ
Gız Fadime duydun mi Kasımoğli Mustafa Yine hamsi çıkayi Akşam şehirden döndi Mubarein hasreti Baluk gibi hamsinin Yüreğumu yakayi Okkasi onbeş dedu
Kaç gündur Osmancuğum İşte deduğum gibi Hamsi diye ağlayı Çaruklaru koy suya Uşağumun feryadu Yarın sabah erkenden Yureğumi dağlayi Çıkacağum hamsiya
Misafirun gelursa Sıra sıra dizerek Hiç düşunma oni ver Kızart oni tavada Evde bişey yoğuysa Bak ki ondaki lezzet O yüzün ak eder Varmidur baklavada
ÖĞRETMENLE İLGİLİ MANİLER
Ne durursun durursun Oku güzelum oku Öğretmenu niçun konuşturursun Muallim olacaksun Susun çocuklar susun Ufak tefek talebeleri Öğretmen biraz uyusun Sen mi okutacaksun?
Karayemişun dalina Kuş kendi çatalani Öğretmenler benzer Cennet portakalina
BIÇAKLA İLGİLİ MANİLER
Sanduğumun üstüne Karadeniz uşağı Emucemin kamasi Alçak bağlar kuşağı Uşak gelma peşume Şaka maka dinlemez Yersun piçak yarasi Çeker vurur biçaği
Yaylaya gidiyiken Buldum bakır parasi Oğlan gelma peşume Yersin piçak yarasi
AYRILIK GURBET MANİLERİ
Giydum çaruklarimu Denizin dalgasini Gel bağla bağlarini Dere savuşturur dere Terk ettum gidiyirum Ben yarumdan ayrildum Sürmene dağalarini Allahum kavuştursun
Gemi geldi rıhtıma Oy dereler dereler Niyet çektum şansuma Çimen bağladunuz mi Ne talihsiz başum var Geldum da gidiyirum Yol görindu Batum’a Benden ağladunuz mi
Kalun finduk dalindan Yilan iner kayadan Kömür yaparum kömür Ben ölmem bu yaradan Yakinda kavuşuruz Kavuştur hasretleri Mevla verirse ömür Yeri gögi yaradan
Ey gidi Karadeniz Doldurdun dereleri Kurbetten geldum eve Yitirdum neneleri
ASKERLİK İLE İLGİLİ MANİLER
Asker ettuler beni Çanakkale deduler Saç sakal buyuğummi Utanmadan kestuler
Asker ettuler beni Kuram çıkti Yemene Sol taraftan vuruldum Canim akdi çümene
Asker ettuler beni Gidiyirum askere Dua eyleyun kizlar Tez alayum tezkere
Masa üstünde roman Okurum zaman zaman Ben yarimi alayum Asker olduğu zaman
Karşidan gelenlere Gaz koydim fenerlere Anam benu verecek Askerden gelenlere
Öğüt değirmen öğüt Daneleri un eyle Yarim gitmiş askere Gecelerün gün eyle
Parmağundaki yüzük Ortadaşi kandaşi Ben askere yolladim Hem yari hem kardaşi
|